Ekrem İmamoğlu YSK'nin gerekçeli kararını değerlendirdi

 CHP İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun İBB Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararıyla ilgili konuştu. Karara hızlıca göz attığını söyleyen İmamoğlu, 250 sayfanın kendisine hiçbir şey ifade etmediğini belirtti.

 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul'da seçimin yenilenmesi kararının gerekçesini açıklandı. YSK'nın günlerdir beklenen seçim iptaline ilişkin gerekçeli kararı 250 sayfadan oluşuyor.YSK'nın kararı açıklamasının ardından kritik değerlendirmeler de art arda geliyor. 

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İBB Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararıyla ilgili, "Bu gerekçeli rapor ya da gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar. Sıfır gerekçe yani." dedi.

"250 SAYFA BANA HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR"

İmamoğlu, Haber Global'de Erdoğan Aktaş'ın sorularını cevapladı.

YSK'nin gerekçeli kararını değerlendiren İmamoğlu, "Dağ fare doğurdu. Yani, bir kere 250 sayfa bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Ben hızlıca şöyle göz attım, örneğin sadece 100 sayfaya yakını ilçelerde işte, şu sandıkta şu kişi, A.B, T.E, A.F. gibi isimler yazılmış, yazılmış, yazılmış... Şimdi edebiyat dersinde eğer bir kompozisyona konu olarak çalışmamışsanız, sayfalarca yazılar yazarsınız ki hocanın gözüne gireyim diye, edebiyat öğretmenlerimize selam olsun, ne demek istediğimi en iyi onlar bilir, ama edebiyat öğretmeni size koca bir sıfır verir ama eğer konuya hakimseniz, konuya iyi çalışmışsanız bir paragraf yazarsınız ve edebiyat öğretmeni size 10 verir. Bu gerekçeli rapor ya da gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar. Sıfır gerekçe yani." şeklinde konuştu.

"Asıl işin özetini şerhler belli ediyor." diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"YSK'nin Sayın Başkanı olmak üzere şerh yazan kişiler var. Diyor ki örneğin, 'imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup, seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir.' Bir başka şerhte diyor ki, 'tahmini ve farazi gerekçelerle seçmen iradesi yok sayılarak, salt sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması nedeniyle seçimin iptaline karar verilmesinde hukuki uyarlılık bulunmamaktadır.' Türkiye tarihinde yok. Yani bu gerekçe üzerinden iptal edilmiş bir seçim yok."

"YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ?"

Ekrem İmamoğlu, buna benzer birçok durumun olduğunu belirterek, "Mesela 'sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması seçmene yüklenecek bir kusur değildir.' Hani çaldılar? Hani hırsız nerede? Yok. Yani kendi yaptıkları hata, şayet hata ise, yüzünden 16 milyon insanı cezalandırıyorlar ve seçimin şaibeli olduğu imajını kamuoyuna yaymaya çalışıyorlar. Arkadaşlarım tarattı, 250 sayfada hırsız yok, çalma yok. Nerede? Bu ülkenin bütün yöneticileri, hem de ramazan ayında, hem de iftar sofralarında, sokakta, sahurda, evde 'Çaldılar' dediler ya. Caminin çıkışında. Yazık değil mi? Günah değil mi? Bu milletin vicdanına sığar mı bu anlayış?" ifadelerini kullandı.